Büromun Konumu - Office Location

pardus 2008 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pardus 2008 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Ocak 2009 Çarşamba

PARDUS' A SALDIRMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ

Pardus' un e-ileti grubuna üyeyim ve kullanıcıların birebir olarak yaşadıkları sorunları ve çözümlerini ilgiyle takip ediyorum. Son zamanlarda bu gruplara dahi ulaşan Pardus' u aşağılayan, kötüleyen görüşlere üzülerek şahit oldum. Dikkat ediniz Pardus' u eleştiren, eksikleri, olması gerekenleri dile getiren yorumlar demiyorum. Alenen hakaret, aşağılama vb ifadeler.

Bu nitelikte görüşler benim gibi Pardus' a gönül veren kullanıcıları üzse de, esas geliştiriciler üzerinde; yaptıkları çalışmaların takdir edilmemesi hissini uyandırmakta. Bu nedenle bu makaleyi kaleme almak istedim.

Bu tip görüşler genelde Microsoft' dan sertifikalı bilişim sektöründe belli konumda bulunan yazılımcılar tarafından dile getirilmekte. Bu kişilerin ÖZGÜR YAZILIM FELSEFESİNİ yeterince kavrayamadıkları düşüncesindeyim. Ayrıca elde ettikleri sertifikalar ve yerleştikleri konumlar itibariyle; yeni şeyler öğrenmeye kapalı, değişiklikten korkan insanlar.

Bunlar tekelci anlayışa sıkı sıkıya sarılarak, piyasada özgür yazılımlar lehine esen rüzgarı tersine çevirmeye çalışıyorlar. Bugün tüm dünyada özellikle (cep telefonu, netbook gibi) donanım ürünlerinde serbest yazılımlara doğru kayış var. Ekonomik kriz de bunun artmasına neden oldu. İnsanlar artık sürekli yeni sürümleri çıkan yazılımlara para ödemekten bıktı.

Pardus' a gelince dünyadaki benzerlerine uygun şekilde Türkiye Cumhuriyeti Devleti de kendi ulusal çıkarları gereği milli yazılımlara yönelme ihtiyacı hissetti. Pardus' un Linux tabanlı olması nedeniyle milli bir yazılım olamayacağı eleştirileri ise son derece mantıksız. Zira araba üretirken tekerleği yeniden keşfetmeye gerek yok. Bilim Tarihi' ne baktığımızda tüm icatların, bir önceki neslin teknolojisi üzerine yeni bilgiler eklenerek elde edildiğini görürüz.

Ayrıca Fransa, Almanya, Çin, Hindistan gibi ülkelerdeki devlet yetkilileri de bu çok bilmiş arkadaşlar kadar akıllı değil mi. Bu ülkeler de kendi milli yazılımlarını geliştirirken linux tabanlı olmasına dikkat ettiler.

Bırakın efendim bırakın, ilk çıktığı günden beri Pardus' umu büyük bir zevkle kullanıyorum. Bugüne kadar ufak tefek birkaç sorun dışında herhangi bir problem yaşamadım. Her çıkan sürümle de daha iyiye gidiliyor. Pardus' dan önce Gelecek Linux' u da denemiş ancak memnun kalmamıştım. Tübitak UEKAE iyi yolda ilerliyor, siz gölge etmeyin başka ihsan istemiyoruz.

11 Eylül 2008 Perşembe

LINUX' A ALIŞANIN WINDOWS' DA BOCALAMASI

Olmaz öyle şey demeyin, inanmazlık etmeyin var böyle bir şey. Günümüzde gittikçe artan sayıda insan, linux dağıtımlarını kullanıyor. Bunda bilgisayar satan firmaların daha maliyetli çözümler sunmak adına; yeni bilgisayarları piyasaya sürerken işletim sistemi olarak linux dağıtımlarını tercih etmesi ana etken. Asus' un yeni dizüstü bilgisayarı eepc' de olduğu gibi. Ülkemizde de Escort firmasının yeni ürünlerinde Pardus 2008 yüklü olarak geliyor.

Bu bilgisayarları alan yeni kullanıcılar en azından bir süreliğine linux deneyimini yaşıyorlar. Özellikle dizüstü bilgisayar kullanıcıları daha düşük sistem gereksinimlerine sahip olduğu için linux kullanmaya devam ediyor.

Benim gibi hem işte hem de evde yıllardan beri linux tabanlı işletim sistemlerini tercih edenler ise azınlıkta kalan bilinçli kullanıcılar. Şimdi gelelim başlıktaki önermemize. Gerçekten insan lükse çok çabuk alışıyor.

Geçtiğimiz günlerde bir yerde Windows XP işletim sistemine sahip bir bilgisayarı kullanmam gerekti. Aman Allahım yavaşlık beni çıldırttı, ayrıca antivirüs programı trojan alarmı verdi, sistem kasıldı vs. Virüs taraması, kayıt defterinin gözden geçirilmesi, ateş duvarı (firewall) ayarları, gizlilik ihlalleri taraması, reklam programları ve bilumum kötü niyetli programcığın tespiti, kaldırılması derken, bir de baktım ki 2 saati bilgisayarı adam etmek için harcamışım.

Boşa harcadığım bu zamana yandığım gibi, tarama programlarının da yeni sürümlerini garipsedim. Uzun süredir kullanmadığım için alıştığım ayarları bulmam ve uygulamam ek olarak zamanımı aldı. Sonra düşündüm ve Pardus ne büyük nimetmiş yahu dedim kendi kendime.

Norton, Kaspersky, Mc Affee, Ad Aware, Zone Alarm; uzun süredir unuttuğum programlar oldu. Özellikle işyerinde güvenli ve kararlı bir sisteme sahip olmanın önemi çok büyük. İnsan evinde sorunlarla uğraşmaya pek kafayı takmasa da, işyerinde işlerin yetişmesi hep zamanla yarıştığından kararlı bir sistem, başarının vazgeçilmez anahtarı.

Özellikle hız ve kullanım kolaylığı, Pardus' u seçmemizde etken oldu. Hemen her şey istediğimiz gibi düzenlenebiliyor. Ayrıca geniş linux camiasında her türlü program talebimize uygun bir çözüm var.

Pardus' u yıllardır kullanmama rağmen bugüne kadar hiçbir şekilde sistemim kitlenmedi, çökmedi, virüs saldırısına uğramadı. Tabii ki internet sitelerine yerleşmiş scriptler bizi de rahatsız etmeye kalktı, ancak başarılı olmaları çok zor. Her linux dağıtımı temelinde aynı çekirdeği paylaşsa da, ayrı işletim sistemleri; bu nedenle her biri için ayrı ayrı virüs yazmak gerekli. Ayrıca sistem dosyaları ve ayarlara erişmek için yönetici yetkilerini ele geçirmek lazım. Windows' daki gibi yönetici oturumu varsayılan olarak açılmadığından bu da kolay bir şey değil.