5 Ekim 2012 Cuma

AKILLI TELEFONLAR




Dünya teknoloji devi şirketlerinin en çok rekabet ettiği, en büyük satış rakamlarına ulaştıkları alan Akıllı Telefonlar oldu. Özellikle gençler arasında, tam bir telefon çılgınlığı yaşanıyor. Günümüzde artık cep telefonları sadece telefonla konuşmak için değil; birden fazla amaç için ve özellikle de statü sembolü olarak kullanılıyor. Bu da satışlardaki büyük artışları açıklıyor.

Özgür internet ansiklopedisi Wikipedia' ya göre Akıllı Telefonun tanımına baktığımızda (İngilizce: Smartphone); cep telefonunun sağladığı klasik özelliklere, bilgisayar dünyasının bir ürünü olan PDA’ lerin özelliklerinin de eklenmesiyle tasarlanan gelişmiş mobil iletişim cihazıdır. Akıllı telefonlarda mobil işletim sistemleri bulunur (eskiden Symbian, günümüzde iOS, Android ve Windows Phone), bu sayede birçok farklı amaç için daha aktif bir şekilde kullanılabilir ve de neredeyse her iş için bir uygulma bulunabilir.

Donanım:

Çoğu akıllı telefonda oyun, uygulama performansını yukarıya taşıyayacak ve diğerlerinden farklı, özgün uygulamaların geliştirilmesine ön ayak olacak donanımsal özellikler bulunmaktadır. Şu ana kadar yapılmış akıllı telefonların büyük bir çoğunluğunda, resim açma veya video oynatma gibi işlerin rahat yapılabilmesi için ekran çözünürlüğü 4:3 veya 16:9 (geniş ekran) şeklindedir. Aynı zamanda, ekranda gösterilen herhangi bir öğenin çok daha parlak ve kaliteli görüntülebilmesi için çözünürlükleri hızla yükseltilmekte, SUPER AMOLED ve AMOLED gibi teknolojilere geçilmektedir.

Oyunların ve uygulamaların daha aktif çalıştırılabilmesi için çoğu akıllı telefonda ivme ölçer bulunmaktadır. Yani bu tip telefonlar elinizin konum değişikliklerini, yaptığınız hareketleri algılayabilmektedirler. Bu nedenle akıllı telefonlar, internette gezinmek veya sensör kullanarak oyun oynamak gibi birkaç avantaja sahiptirler. Aynı zamanda yeni akıllı telefonların bazılarında jiroskop yani dijital pusula da bulunur. Bu sayede ivme ölçerlerin yapamadığı şekilde, daha hassas olarak her yöne ekran dönüşü özelliğini kullanıcıya sunabilirler.

Akıllı telefonlar, normal bir cep telefonunun yapacaklarından çok daha ilerisidir. Bunların başında da kaliteli oyunlar, bilgisayardakileri aratmayacak uygulamalar gelir. Ancak bunlar için cep telefonlarının sahip olduğundan çok daha yüksek işlemci performansı gerekir.

Akıllı telefonların neredeyse hepsinde, geçtiğimiz sayıda Tablet Bilgisayarları konu aldığımız makalede ayrıntılı olarak tanıttığımız ARM tabanlı işlemciler kullanılır. Bu tür işlemcilerin kullanılmasının ana sebebi düşük güç tüketimi ve buna rağmen yüksek performans sağlamalarıdır. Aynı zamanda, yüksek oyun performansının sağlanabilmesi için gelişmiş grafik işlemciler de çoğu akıllı telefonda bulunmaktadır. Bu sayede yüksek sayıda poligon gerektiren 3 boyutlu (3D) oyunlar akıcı şekilde oynanabilir. Aynı zamanda grafik işlemciler, akıllı telefonlarda kullanılan efektler ve de 3D oyunlarda kullanılan dokularda da performansı üst düzeylere çeker.

Çoğu akıllı telefonun bağlantı özellikleri eksiksizdir. Yani, akıllı telefonlar ile kablosuz ağlara (Wi-Fi) bağlanabilir, Bluetooth ile dosya alışverişi yapabilir ve de yüksek anten performanslarıyla kaliteli sayılabilecek bir konuşma yapabilirsiniz. Bazı telefonlarda bulunan NFC (Yakın Alan İletişimi) sistemi ile bankacılık işlemleri kredi kartları yerine NFC sistemi içeren akıllı telefonlardan da yapılabilmektedir.

Yine bazı firmaların geliştirdiği bir tekonoloji de gözlüksüz üç boyutlu ekrana sahip telefonlardır. Bu telefonların hem ekran çözünürlükleri yüksektir, hem de bir tuşla herhangi bir gözlüğe veya ek aksesuara gerek kalmadan üç boyutlu bir ekrana geçilebilirdir.

Yazılım:

Akıllı telefonların, normal telefonlara kıyasla en büyük özellikleri, özel işletim sistemleridir. Günümüzde piyasaya hakim işletim sistemleri iOS, Android ve Windows Phone' dur. Eskiden çok kullanılan Symbian işletim sistemi, artık piyasadan silinmiştir. Bugün artık piyasanın hakimi Google firması tarafından Linux tabanlı olarak geliştirilen Android işletim sistemidir. Kısaca söylemek gerekirse Mobil İşletim Sistemleri, bir cep telefonunda bulunmayan esneklik, özellik ve de uygulama sayısını akıllı telefonlara verir.

Son 20 yıldır yazılımlar teknoloji piyasasında giderek daha büyük önem arz etmeye başlamışlardır. Eskiden bir ürünün maliyetinin %90' ını donanım oluştururken, günümüzde bu oran %50' lere kadar düşmüş bulunmaktadır. Bunun da en büyük nedeni yazılımların gün geçtikçe daha karmaşık ve ileri teknolojilere sahip olması ile artan önemleridir. Kısaca yazılımlar, makinelere neyi nasıl yapacaklarını söyleyen programlardır. Yazılım olmadan aldığınız teknoloji ürünleri hiçbir şekilde çalışmaz.

Akıllı Telefonlarda kullanılan işletim sistemleri yazılımları kısaca tanıyalım:

Android - Google, Open Handset Alliance ve özgür yazılım topluluğu tarafından; Linux tabanlı, mobil cihaz ve cep telefonları için geliştirilmekte olan, açık kaynak kodlu bir mobil işletim sistemidir. Dünyada, akıllı telefonlarda en fazla kullanılan mobil işletim sistemidir. Android' in akıllı telefonlar için resmi olarak sürülmüş en son sürümü 4.1 Jelly Bean sürümüdür. Aynı zamanda Android, tablet bilgisayarlar için de kullanılmaktadır.

Android yalnızca dokunmatik ekranlı telefonlar için kullanılabilir bir işletim sistemidir. Şu ana kadar Android'i en fazla kullanan ve en çok destek veren şirketler Samsung ve HTC olmuştur.

Android, uygulama mağazası olarak Google Play' i kullanır. Açık kaynaklı ve Linux tabanlı bir mobil işletim sistemidir. Android, aygıtların fonksiyonelliğini genişleten uygulamalar yazan geniş bir geliştirici grubuna sahiptir. Android için halihazırda 250,000'den fazla uygulama bulunmaktadır. Ancak, herhangi bir Android akıllı telefonun yüksek donanım performansı ve yüksek güçlü bataryalara ihtiyacı bulunmaktadır.

İOS - Eski adıyla iPhone OS, Apple'ın orijinal olarak iPhone için geliştirdiği ancak daha sonra iPod Touch ve iPad' de de kullanılan mobil işletim sistemidir. Mac OS X' den türetilmiştir. iOS içinde 4 katman bulundurmaktadır: Core OS tabakası, Core Servisleri tabakası, Medya tabakası ve Cocoa Touch tabakası. Yazılım cihazın içinde 500 MB' lık bir alan kaplamaktadır. Bu yazılım sadece Apple markalı iPhone ve iPad gibi cihazlarda çalışmaktadır. Resmi olarak duyurulmuş en son sürümü iOS 5' tir. Aynı zamanda iOS, bazı çevrelerce hafifletilmiş bir Mac OS olarak da görülmektedir.

iOS, uygulama mağazası olarak dünyada en çok uygulama bulunan AppStore' u kullanır. Kapalı kaynaklıdır, yani Apple firmasına para ödemeden istediğiniz yazılımı geliştiremez ve satışa sunamazsınız. Aynı zamanda da iPhone ve diğer Apple Mobil cihazlarla da yüksek dereceli stabilize durumundadır. Yüksek dereceli performansa ihtiyaç duyması ve de bilgisayar ile senkronize edilebilmesi için iTunes adlı yazılıma ihtiyaç duyulması, iOS'un kötü yanlarından biridir.

Windows Phone - Veya Windows Telefon, Microsoft tarafından geliştirilmiş ve Windows Mobile serilerinin devamı olan bir mobil işletim sistemidir. 2010 Şubat ayında Mobil Dünya Kongresi' nde ilk kez duyurulan sistem; Windows Mobile' daki kurumsal kullanıcı kitlesine nazaran, Windows Phone' da hedef kitlesi Microsoft tarafından sadece son kullanıcılar olarak belirlenmiştir.

En son resmi sürümü Windows Phone 8' dir. Bu sürüm aynı zamanda daha yüksek ekran çözünürlüklerini de desteklemektedir. Eski Windows Phone sürümleri en fazla 480x800 piksel desteklemekteyken, Windows Phone 8 ile 1280x7720 ve 1280x768 HD çözünürlükler de desteklenmektedir.

Windows Phone 8, ayrıca çok çekirdekli işlemcileri (Teknik olarak 64 çekirdeğe kadar destek vermektedir), NFC' yi, eski Windows Phone 7 uygulamalarını, sonradan genişletilebilir hafızayı (MicroSD) ve 64 Bit' i de desteklemektedir. Windows Phone 8 kullanıcıları cihaz çıkış tarihinden itibaren en az 18 ay kesintisiz güncelleme desteğine sahip olacaklarken, bu güncellemeler Over The Air (veya OTA) ile yapılabilecektir. Windows Phone 8 kullanıcılarına sunulacak olan bir diğer özellik ise yenilenen Başlat ekranıdır.

Symbian – Bir zamanlar dünyada 2. en fazla kullanılan mobil işletim sistemiydi. Nokia tarafından geliştirilmekteydi. En son resmi sürümü Symbian Anna' ydı. Genellikle Nokia cihazlarda bulunmaktadır. Aynı zamanda Sony Erricson ve de Samsung' un da Symbian cihazları bulunmaktadır. Ancak son zamanlarda Symbian eski popülerliğini yitirmiştir.

Symbian, her türlü şekle uygun üretilmiştir. S40 Platformu ve S60v3 platformu her türlü kızaklı ve tuşlu telefonda kullanılabilir. S60v5 platformu ise dokunmatik ekranlı telefonlar içindir. Aynı zamanda yalnızca Nokia cihazlarda bulunan Symbian^3 de dokunmatik ekranlı ve de QWERTY tuş takımlı telefonlar içindir.

Symbian, uygulama mağazası olarak Nokia Ovi Mağazayı kullanır. Dünya sıralamasında en büyük 3. uygulama mağazasıdır. Düşük derece akıllı telefonlarda bile çalışabilir. Ancak fazla düşük dereceli donanıma sahip akıllı telefonlarda kullanılması yüzünden stabilite sorunları ortaya çıkmış ve popülerliğini yitirmiştir. Bu nedenle de uygulama sayısı Android ve iOS' a kaymıştır.

Yazılımları bu şekilde kısaca tanıdıktan sonra; akıllı telefon uygulamalarının önemine de dikkat çekmek isteriz. Akıllı Telefon Uygulamaları, bu cihazlarda çalışan ve cihazların bünyesinde olmayan özel birtakım işlevleri yerine getiren programlardır.

Bankacılık işlemlerinden hava durumuna, sosyal ağ kullanımından oyuna kadar birçok farklı uygulama akıllı telefon kullanıcılarına ulaşıyor. BusinessDegree.net tarafından hazırlanan infografik ise mobilde en büyük ilgi gösterilen segmentin oyun olduğunu ortaya koyuyor. Kullanıcıların her gün kullandığı uygulamalar arasında oyunlar yüzde 64 ile ilk sırada yer alıyor. Hava durumu uygulamaları ise yüzde 60 ile ikinci sırada. Sosyal ağ yüzde 56, harita uygulamaları yüzde 51, müzik yüzde 44 tarafından kullanılırken, haber uygulamaları ise kullanıcıların yüzde 39 ile günlük olarak kullandıkları uygulamalar arasında en az rağbet edilen kategori oldu.

Günümüzde mobil pazarlamanın reklamverenler için daha önemli hale gelmesi nedeniyle mobil kullanım istatistikleri de araştırma şirketleri adına önemli bir raporlama alanına dönüşmüştür. Bu şirketlerden biri olan Nielsen son raporu ile kullanıcıların akıllı telefonlarındaki uygulamaları nasıl kullandıklarına odaklanıyor.

Araştırmaya göre, akıllı telefon kullanıcıları tarafından en çok tercih edilen beş uygulama: Facebook, YouTube, Android Market, Google Search ve Gmail. Listede geçtiğimiz yıla göre bir değişikliğin yaşanmadığını da belirtelim. Facebook ve YouTube’ un üst sıralarda yer alması pek şaşırtıcı olmasa da, diğer üç uygulamanın sürpriz yarattığını söylemek mümkün. iOS kullanıcılarının Android Market’ e erişememesi ve iOS’ teki Google Search ve Gmail uygulamalarının da pek parlak olmaması sonuçların şaşkınlık yaratmasına neden oldu.

Akıllı Telefon Uygulamaları' nın çoğu ücretsiz olduğu gibi, bazıları da ücretlidir. Günümüzde tüketiciler telefon tercihi yaparken, uygulama çeşitliliği ile ücretlerini de hesaba katmaktadırlar. Uygulama çeşitliliğinde Apple Store ön plana çıkarken, ücretsiz uygulamalarda da Android Market (artık Google Play) ön planda.

Akıllı Telefonlar; eskiden bilgisayarlar, fotoğraf makineleri, video kamera ve video oynatıcıları ile yapılan oyun oyanama, internete bağlanma, film izleme, müzik dinleme, ofis belgeleri düzenleme, görüntülü görüşme yapma, fotoğraf, film çekme ve gösterme vb birçok işlevi yerine getirebiliyorlar. Ayrıca sahip oldukları yüksek işlemci ve görüntü işlemcileri sayesinde yüksek çözünürlüklü olarak (HDMI) televizyonlara, yüksek hızlı olarak da (USB) bilgisayarlara bağlanabilmektedirler. Yüksek hafıza kartları sayesinde taşınabilir bellek olarak da kullanılabiliyorlar. Teknolojilerdeki gelişim hızı düşünülürse, akıllı telefonlara her geçen gün eklenen yeniliklere şaşırmamak gerekir.


Kaynakça:

  1. http://tr.wikipedia.org/wiki/Ak%C4%B1ll%C4%B1_telefon
  2. http://www.teknokulis.com/Dosyalar/mobildosyalar/2012/06/29/piyasada-satilan-en-iyi-akilli-telefon-hangisi-535249529623?paging=6
  3. http://tr.wikipedia.org/wiki/Android_(i%C5%9Fletim_sistemi)
  4. http://tr.wikipedia.org/wiki/IOS
  5. http://tr.wikipedia.org/wiki/Windows_Phone
  6. http://www.teknoblog.com/mobil/nielsen-en-cok-kullanilan-5-akilli-telefon-uygulamasi-arastirmasini-yayinladi.html
  7. https://play.google.com/store
  8. http://store.apple.com/us
  9. http://medya.turkcell.com.tr/mobilde-oyunlar-kucuk-harcanan-paralar-buyuk-haber_2809.html




21 Mayıs 2012 Pazartesi

TABLET BİLGİSAYARLAR

Geçtiğimiz birkaç yılda Tablet Bilgisayarlar, bilişim dünyasında tam anlamıyla fırtına gibi esiyor. Bunun birkaç sebebi var ki; öncelikle günümüz insanınınçevrimiçi (online) yaşamasıdır. Zira özellikle genç nesil için internet hayatlarının vazgeçilmez bir olgusu haline gelmiştir. Evde, işyerinde, okulda, sokakta, metroda, dolmuşta, otobüste internete erişmek zorunlu bir ihtiyaç haline gelmiştir.

İnternetin bu kadar yaygınlaşması; ağır, hantal, kolay taşınamaz masaüstü bilgiayarların sorgulanmasına neden olmuştu. Zaten dizüstü bilgisayarlar, doğan bu ihtiyacı gidermek amacı ile tasarlandı. Ancak o zaman sektörün ulaşmış olduğu teknoloji seviye, dizüstü bilgisayarların daha da küçülmesini engelledi. Özellikle işlemci ve belleklerin güç tüketimi, harddisklerin mekanik yapısı ve pil teknolojileri konusunda alınması gereken çok yol vardı.

Ancak işlemci üreten firmaların yoğun arge faaliyetleri sonucunda daha az güç tüketen ama daha mütevazi işlem gücü sunan işlemci mimarilerini tasarlamaları, harddisklerin yerini almak üzere de flaş bellek teknolojilerinin gelişimi; Uzay Yolu dizisinden bu yana hayalleri süsleyen tablet bilgisayarların gerçek olabilmesini sağladı.

Bu teknolojinin bir adım öncesi ise netbook denilen, bir anlamda küçültülmüş dizüstü bilgisayarlardır. Beş yıl önce ilk çıktıklarında, dizüstü satışlarının düşmesine neden olan bu oldukça hafif ve kullanışlı bilgisayarlar, birçok teknolojinin ilk kullanıldığı alan oldu. Gelinen teknolojik seviyede; karşımıza artık çok az enerji harcayan, üzerinde DVD okuyucu/yazıcı, ilave ekran kartı, disket sürücü vb barındırmayan, küçük ekrana ve çok hücreli li-ion pillere sahip bir bilgisayar ürün ailesi çıktı. Bu bilgisayarlar hiçbir zaman normal dizüstü veya masaüstü bilgisayarların performansına ulaşamadı; ama bunu da hedeflemedi. Çünkü kullanım alanları internette gezinme, basit ofis uygulamalarını çalıştırmak gibi oldukça sınırlıydı.

Tablet Bilgisayarlara gelirsek öncelikle bu fikrin hiç de yeni olmadığını belirtmek isterim. Bu konseptin atası 1888 yılında patentlenen telautograph adlı cihaz. Basit bir şekilde üzerinde kalemi olan faks diyebileceğimiz bu ürünün ardından 1968 yılındaki Dynabook geliyor. Bunların ardından ise 1990' larda Pen Computing firması tarafından PenGo Tablet Computer adıyla tanıtılan ve Microsoft tarafından üne kavuşturulan üzerinde kalemi de olan katlanabilir ekranlı dizüstü bilgisayar geliyor. Ancak daha önce de bahsettiğimiz üzere, teknolojinin sınırlı imkanları nedeni ile bunların hiçbiri tam anlamı ile Uzay Yolu dizisinde görüp beğendiğimiz tablet bilgisayarlara benzemiyordu. Çünkü üzerlerindeki klavyeleri ile, işlemci ve sabit disklerin yapısı gereği soğutucu fanın da bulunduğu küçük de olsa bir kasaları vardı.

Ancak küçük bir firmanın yaratmış olduğu teknoloji bunu mümkün kıldı. İlk ARM işlemcisi 1985’ te çıkarıldı, Acorn RISC Machines tarafından efsanevi BBC Micro için bir ek işlemci olarak. O zamanlar İngiltere' de masaüstünün kralı belli değildi, büyük çekişmeler vardı. Acorn RISC Machines küçük bir şirket olması nedeniyle küçük bir araştırma bütçesine sahipti. Dolayısıyla ürettikleri işlemci de küçüktü (işlemci tasarımını yapacak fazla elemanları yoktu) ve üretmesi basit bir işlemciydi (işlemciyi hızlıca test edebilmek için). İlk ARM işlemcide 25000’ den az transistör kullanıldı.

Her ne kadar ilk ARM işlemci 1985’ de üretildiyse de, ARM bazlı ilk bilgisayar 1987’de piyasaya çıktı: Archimedes. 8 MHzde çalışan Archimedes performans açısından rakiplerinin (Intel ve Motorola) gerisindeydi. Sonrasında ARM, işlemcilerini geliştirmeye devam etti. Ancak piyasada büyük bir başarı sağlayamadı. Ancak 1990’ da şu an bildiğimiz haliyle ARM kuruldu. Ortaklar ise Acorn, VLSI Technology ve Apple' dı. Özellikle son ortak Steve Jobs ile beraber bilişim dünyasına kazandırdığı (ipod, iphone ve ipad) mobil ürünler ile tam anlamı ile devrim yarattı.

ARM bir süre daha işlemci üretmeye devam etti. 1992’ de, bir şirket ARM ile lisans anlaşması imzalayarak ARM işlemcilerin klonlarını üretmeye başladı. ARM de bir süre sonra kendisi işlemci üretmeyi bıraktı. Şu anda ARM işlemciler, "ARM Partnerleri" tarafından bir lisans karşılığı üretilmekte. ARM ise sadece işlemci teknolojisini lisanslamakta.

Hemen hemen tüm cep telefonlarında, mp3 çalıcılarda, Gameboylarda ve tablet bilgisayarlarda işte bu bahsettiğimiz ARM işlemciler kullanılıyor. Oldukça az elektrik tüketimleri, basit tasarımları, fazla ısınmayan ve gürültüsüz çalışmaları ile günümüz dünyasının mobil cihazlarında olmazsa olmaz işlemcileri haline gelmişlerdir. İşlemci sorunu böyle çözüldükten sonra, klavye sorunu ise dokunmatik ekran teknolojisi ile aşıldı. Özellikle Apple firmasının dokunmatik ekran teknolojisini cep telefonlarına (iphone ile) uygulaması ile klavye taşıma zorunluluğu da ortadan kalktı. 3 Nisan 2010 tarihinde ise Apple firmasının iPad' i tanıtması ile günümüzün Tablet Bilgisayarları doğdu. Apple' ı Samsung, HP, Lenovo, Asus gibi firmalar da takip edince bilişim piyasasında tam bir tablet bilgisayar çılgınlığı yaşanmaya başlandı.


Dokunmatik ekran teknolojisi yerini Çoklu Dokunmatik (multitouch) ekranlara bırakırken; tabletlerde artık sadece tek parmak değil, birden fazla parmak ile ve farklı kombinasyonlarda farklı komutları işletebilmek mümkün oldu. Ayrıca 4G teknolojisindeki baş döndürücü gelişmeler ile sağlanan mobil internet hızları neredeyse kablolu internet hızlarına yaklaştı. Tabletler üzerlerindeki HDMI (High Definition Media Interface – Yüksek Çözünürlüklü Medya Arayüzü) çıkışları ile de direk LED, Plazma veya LCD TV' lere bağlanarak görüntü ve ses aktarabiliyorlar.

Tabletlerde kullanılan ilşletim sistemleri de sektörde bir başka yarışma/rekabetin önünü açtı. Masaüstü bilgisayarlardaki Windows hakimiyeti tabletlerde yok. İnsanlar firmaların baskısı ile de olsa Windows tekelinden kurtuldular. Apple iPad' lerde kendi iOS işletim sistemini kullanırken, Samsung, Asus, HP vb birçok firma da Google öncülüğünde geliştirilen ve linux temelli açık kaynak kodlu Android işletim sistemini kullanmaktadır.

İşletim sistemi tercihi daha sonra tabletinize yükleyeceğiniz uygulamalar bakımından da çok büyük önem taşıyor. Zira Android ve uygulamaları, açık kaynak kodlu olduklarından dolayı tamamen ücretsizken, Apple uygulamalarına ayrıca para vererek satın almak durumundasınız. Uygulama çeşitliliği bakımından Apple piyasaya daha önce girmenin avantajı ile açık ara önde iken, Google Market ile Andoid uygulamaları aradaki farkı hızla kapatıyor.

Bundan sonra bilgisayar teknolojilerinin giderek daha çok cep telefonu, tabletler vb mobil cihazlara kayacağını görmek için kahin olmaya gerek yok. Bir sonraki adım olarak ise klavyelerin çoklu dokunmatik ekranlardan da kaybolacağı, yerini ise sesli komut sistemlerinin alacağı söyleniyor. Konuşmadan yazıya (speech to text) denilen bu teknoloji, uzun yıllardır mevcut ancak gün geçtikçe mükemmelleştiriliyor.


FATİH PROJESİ

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından kısa adı Fatih Projesi olan “Fırsatları Araştırma, Teknolojiyi İyileştirme Hareketi” kapsamında 17 ildeki 52 okula, 13 bin tablet bilgisayar ve 500 akıllı tahta dağıtıldı. Projenin nihai hedefi ise eğitim ve öğretimde fırsat eşitliğini sağlamak ve okullarımızdaki teknolojiyi iyileştirmek amacıyla Bilişim Teknolojileri araçlarının öğrenme-öğretme sürecinde daha fazla duyu organına hitap edilecek şekilde, derslerde etkin kullanımı için; okulöncesi, ilköğretim ile ortaöğretim düzeyindeki tüm okullarımızın 620.000 dersliğine dizüstü bilgisayar, LCD Panel Etkileşimli Tahta ve internet ağ altyapısı sağlamaktır.

Dünyada bu konuda en önde giden örnek Güney Kore' dir. Özellikle Samsung ve LG gibi dünya devi olan bilişim firmaları sayesinde oldukça ekonomik olarak küçük yaştan itibaren öğrencileri teknoloji ile tanıştırıyorlar. ABD gibi bazı ülkelerde de bizimki gibi pilot okullarda denemeler yapılıyor. Prof. Dr. Osman Coşkunoğlu, Cumhuriyet gazetesinde Fatih Projesi' ni eleştiren bir makale yazdı. Bu makalede bahsedilen araştırmalar çok ilginç. Eylül 2011’ de New York Times gazetesinin yayımlamaya başladığı, ABD’ deki okullarda uygulamaları inceleyen bir yazı dizisinde (www.nytimes.com/2011/09/04/technology/technology-in-schools-faces-questions-on-value.html?ref=technology), yoğun teknoloji kullanılan okullarda öğrencilerin öğrenme düzeylerinin iyileşmediği, hatta kötüleşebildiği açıkça gösteriliyor. 4 Şubat 2012 tarihli Los Angeles Times gazetesi, konunun saygın uzmanlarına ve bilim insanlarına sordukları “Bu gösterişli teknolojilerin eğitime gerçek katkısı nedir” sorusunun yanıtlarını içeren bir makale yayımladı (www.latimes.com/business/la-fi-hiltzik-20120205,0,639053.column). Yanıtlar aşağı yukarı aynıydı: Okullarda bu yeni teknolojilerin kullanılmasından yararlananlar sadece satıcı firmalar ve yaldızlı ama sığ laflar eden politikacılardır! Nitekim, derslerini internetten herkese açmış olan, dünyanın önde gelen bazı üniversitelerinde en kompleks konuların bile kara tahtada işlendiğini görüyoruz. Fatih Projesi aslında doğru uygulanırsa ülkemizin teknolojik gelişimi için çok büyük bir fırsat olabilir. Ancak bu projede kullanılacak ürünlerin ülkemizde geliştirilmesi, hiç olmazsa %50 yerli üretim şartı getirilmeliydi. Oysaki son yapılan düzenlemeler ile Fatih Projesi' nde 2015 yılı sonuna kadar yapılacak alımlar Kamu İhale Kanunu kapsamından çıkarıldı. Hazır yapılan alımlar ile, dünyanın dev teknoloji şirketlerinin açık pazarı haline geliyoruz. Cari açıkla mücadele etmeye çalışan ekonomi yönetimi, Fatih Projesi ile ilgili yapılacak alımlarda %50 yerli üretim oranını yakalayamaması halinde bilr en azından %80 offset taahhüdü (offset: Bir karşılıklı ticaret türü. Ülkeden büyük miktarda döviz çıkışı gerektiren savunma sanayii ve yatırım projelerinde işi alan ülke ya da firmanın bu iş karşılığında, üzerinde taraflarca anlaşılan bir oranda döviz geri girişi sağlayacak şekilde belli miktarda mal alımı veya başka ülkelere ihracat garantisi gibi yükümlülükler kabul etmesidir) almalıdır. Ayrıca bu proje kapsamında kullanılacak teknolojilerin öğrencilerin sağlığı üzerinde olumsuz etkileri de olabileceği söylenmektedir. Zira tabletlerle etkileşimli tahta arasındaki iletişim kablosuz olarak (Wi Fi) sağlanacağı için, her sınıfta adeta orta boy bir baz istasyonu varmış gibi bir ışınım (emisyon) olacaktır. Küçük bir sınıf içerisinde kullanılacak bilgisayarlar, projeksiyon cihazı, tabletler, kablosuz modem ve router düşünüldüğünde ortaya çıkacak elektromanyetik dalga kirliliği hiç de azımsanmayacak boyutta olacaktır. Elektromanyetik dalga kirliliğinin de günümüzün vebası kanserin en büyük nedenlerinden bir olduğu bilinmektedir. Özellikle kafatasları tam olarak gelişmemiş küçük yaştaki çocuklar açısından bahsettiğimiz riskler daha büyüktür. Bilişim teknolojilerinin eğitimde kullanılması konusunda en çok dikkat edilmesi gereken noktalardan bir de, kullanılacak eğitim yazılımlarının niteliğidir. Günümüzde yazılım maliyetleri, bilişim teknolojilerinde neredeyse donanım maliyetleri ile başa baş gitmektedir. Dolayısıyla sizin tabletler içine yükleyeceğiniz eğitim yazılımlarınız mevcut değilse, o tabletlere yatırılan paralar boşa gidecektir. Ülkemizde Vitamin gibi bazı başarılı örnekler olsa da halen yazılımlar istenilen düzeyde değildir. Ayrıca dağıtılacak tabletlerin öğrencilerin elinde oyun konsolu olması işten bile değildir. Her ne kadar Milli Eğitim Bakanlığı, tabletlerin yazılımına kod yerleştirileceği ve tabletlerin eğitim amacı dışında kullanılamayacağını söylese de; bilişim dünyasında kırılmayacak kod yoktur. Böylece öğrencilerin eğitimine destek olarak dağıtılan tabletler, bir anda eğitime köstek olabilirler. Biz yıllardan beri devletin ilköğretim okullarında; ders kitaplarını kağıda basılı olarak dağıtmasını kaynak israfı olarak nitelemekteyiz. Ancak bunların yerine tablet dağıtılması da yine kaynak israfına neden olacaktır. Zira Fatih Projesi kapsamında önümüzdeki 5 yıllık süreçte harcanacak olan paranın 20 milyar dolar olacağı söyleniyor. Halbuki tablet yerine elektronik mürekkep teknolojisi temelli e-kitap okuyucular dağıtılsa idi; hem kaynak israfı önlenir hem de çocukların sağlığı açısından yukarıda bahsettiğimiz riskler ortadan kalkardı. Zira e-kitap okuyucular, gözleri yormayan arka ışığı olmayan pasif ekranları yanında sadece sayfa değiştirirken pil harcaması ile ön plana çıkmakta. Ayrıca hareketli görüntülere uygun olmayan bu teknoloji ile öğrenciler sadece kitap okuyabilirler.

Kaynakça:

1.http://en.wikipedia.org/wiki/Tablet_computer
2.http://en.wikipedia.org/wiki/ARM_architecture
3.http://www.ot1.com/arm/armchap1.html
4.http://whatistabletpc.info/
5.http://www.pcmag.com/article2/0,2817,2382821,00.asp
6.http://en.wikipedia.org/wiki/Dynabook
7.http://tr.wikipedia.org/wiki/Tablet_KB
8.http://fatihprojesi.meb.gov.tr/tr/index.php
9.http://www.odatv.com/n.php?n=fatih-projesinin-perde- arkasi-0902121200
10.http://fatihprojesi.meb.gov.tr/tr/index.php
11.http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=offset
12.http://www.vitaminegitim.com/

2 Ocak 2012 Pazartesi

STEVE JOBS GEÇTİ BU DÜNYADAN

Sadece ülkemizde değil tüm dünyada bir moda objesi haline gelen başta iphone olmak üzere birçok ürünün ardındaki isim Steve Jobs, 7 yıldır savaştığı kansere yenik düşerek hayata veda etti.

Özgür internet ansiklopedisi Wikipedia kendisi hakkında şu özeti yapar ki; katılmamak elde değil: “Steven Paul Jobs (24 Şubat 1955 - 5 Ekim 2011), Apple Computer'in kurucu ortağı, ölümünden 5 hafta öncesine kadar yönetim kurulu başkanı (CEO) ve genel müdürü. Vizyonel yenilikçi yaklaşımlarla bilgisayar endüstrisinde çığır açan bir çok yeniliklere imza atmıştır. Bilgisayar endüstrisinin önderlerinden olarak kabul edilir. Next Computer ve Pixar Animasyon Stüdyoları'nın da yönetim kurulu başkanlığını yapmıştır. Yönettiği Apple firmasını zirveye çıkardığı yıllarda pankreas kanserine yakalanmış, 7 yıl içinde 56 yaşında ölmüştür.

1970'lerin sonunda, diğer kurucu ortak Steve Wozniak'la birlikte, ticari başarı sağlayan ilk kişisel bilgisayarlardan birini yarattı. Jobs, 1980'lerin başında, fare (mouse) ile kullanılan GUI (Grafik Kullanıcı Arayüzü)'n ticari potansiyelini farkedenlerin arasında yer alır.[1] 1985'te yönetim kurulunda kaybettiği güç mücadelesinin ardından Jobs Apple'dan istifa ederek, yüksek öğrenim ve iş dünyası için bilgisayar platformu üretmeyi hedefleyen NeXT bilgisayar şirketini kurdu. 1997 yılında Apple Computer şirketinin NeXT'i satın almasıyla Jobs kurucusu olduğu şirkete geri döndü. O zamandan itibaren icra kurulu başkanı (CEO) olarak çalıştı. Fortune dergisi 2007 yılında Steve Jobs'u En Güçlü İşadamı olarak göstermiştir.[2]

Jobs, önceden Lucasfilm şirketinin bilgisayar grafiği bölümü olan Pixar Animasyon Stüdyoları'nı 1986 yılında satın alır.[3] 2006 yılında Walt Disney Şirketi tarafından satın alınıncaya kadar şirketin CEO'su ve en büyük hissedarıydı. Jobs halen Walt Disney Şirketi'nin en büyük gerçek kişi hissedarı ve yönetim kurulu üyesidir.[4] Jobs, bilgisayar ve eğlence endüstrisinin önde gelen isimlerinden biridir.

Jobs'un iş dünyasındaki geçmişi, alışılmışın dışındaki bireysel Silikon Vadisi girişimcisi kişiliğinin yarattığı söylentilerle doludur. Estetiğin toplumsal ilgi odağı oluşturmadaki rolünü iyi bilerek tasarım'ın önemini vurgular. İşlevsel ve zarif olan ürünler geliştirmesi sayesinde sadık bir hayran kitlesi edinmiştir.[5]”

Yine başta wikipedia olmak üzere kendisinin geçmişi hakkında derlediğimiz kaynakları paylaşırsak, dahiyi daha iyi tanımış oluruz.

İlk yılları

Green Bay, Wisconsin 'de, Amerikalı Joanne Carole Schieble ve Suriye asıllı Abdulfattah John Jandali'nin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Mountain View, Kaliforniya'dan Paul Jobs ve Clara Jobs-Hakobian çifti tarafından evlat edinilmiştir. Öz kızkardeşi roman yazarı Mona Simpson'dır.

1972 yılında Steve Jobs, Cupertino,Kaliforniya'da bulunan Homestead High School'dan mezun olmasının ardından Portland, Oregon'daki Reed College'e başvurmuştur; fakat bir dönem sonra oradan ayrılmıştır.

1974 yılının sonbaharında, Steve Jobs Kaliforniya'ya geri dönerek "Homebrew Computer Club"'un toplantılarına Steve Wozniak ile katılmaya başlamıştır. O ve Wozniak, Atari Inc.'de, o zamanların ünlü bilgisayar oyun üreticilerinden de, iş bularak oyun tasarımcısı olarak çalışmaya başladı. O zamanlarda ABD'de, satılan Cap'n Crunch'ların içinden çıkan düdükler, üzerlerinde ufak değişiklikler yapılınca AT&T tarafından uzun mesafeli aramaların denetleme frekansı olan 2600 Hz'i sesini verebiliyorlardı. Kısa bir süre zarfında Jobs ve Wozniak 1974 yılında iş hayatına atılarak pahalı uzun mesafe görüşmelerini bedava yapabilmek için "blue box"'lar üretmeye başladılar.

1976 yılında Jobs 21, Wozniak'da 26 yaşındayken Apple Computer Co.'yu Jobs ailesinin garajında kurdu. İlk olarak piyasaya sürdükleri ev bilgisayarı Apple I'di ve onu 666.66$'a satıyorlardı.

1977 yılında Jobs ve Wozniak, Apple II'yi piyasaya sundular, o zamanlar Apple II ev piyasasında önemli bir yer elde etmişti ve Apple'ın bilgisayar piyasasındaki yerini sağlamlaştırmıştı. Aralık 1980 yılında Apple Computer halka açılmıştı ve çok iyi değerlerle piyasaya girmişti. Aynı yıl Apple Computer Apple III'ü piyasaya sürdü, fakat bu model bir önceki modelinin yerini alamadı.

Apple büyümeye devam ederken, şirketin genişlemesini sağlayabilecek bir yönetici aranıyordu. 1983 yılında Jobs, John Scully'i (o zaman Pepsi-Cola'nın CEO'su) ayartarak ve "Ömrünün sonuna kadar sadece şekerli su mu satmak istiyorsun yoksa dünyayı mı değiştirmek istiyorsun ?" şeklinde meydan okuyarak Apple'ın yeni CEO'su haline getirdi. Aynı sene Apple teknolojik olarak gelişmiş fakat ticari olarak başarısız olan Apple Lisa'yı piyasaya sundu.

1984 yılında Macintosh piyasaya sunuldu, piyasada ticari bir başarı yaşamış ilk GUI'lu bilgisayar. Mac'in geliştirilmesi Jef Raskin tarafından başlatılmıştı ve Xerox PARC'da geliştirilmiş olan, fakat ticarileştirilmemiş teknolojilerden esinlenilmişti. Macintosh'un başarısı Apple'in Apple II serisini kaldırıp onun yerine Mac ürünleri sunması ile devam etmiştir ve bugüne kadar da devam etmektedir.

Apple'dan Ayrılışı

Steve Jobs, Apple için ikna edici ve karizmatik bir savunucuydu, eleştirilere de bakılırsa aynı zamanda düzensiz ve hırslı bir yöneticiydi. 1985 yılında şirket içinde oluşan bir kavga sonucu Jobs, Sculley tarafından görevlerinden çekilmiştir ve dışarı atılmıştır. Ama aynı zamanda Jobs'un hala Apple Computer'in başkanı olduğunu da not düşmekte fayda vardır.

Apple'ı bıraktıktan sonra Jobs başka bir bilgisayar şirketi kurdu, NeXT Computer'ı. NeXT, Lisa gibi teknolojik olarak çok gelişmişti; fakat hiçbir zaman, bilimsel çalışma alanları hariç, tanınır olamamıştı. Örneklemek gerekirse Tim Berners-Lee özgün World Wide Web sistemini CERN'de bir NeXT bilgisayarında geliştirmiştir. Ne kadar tanınır olmasa da, Object Oriented Programming (nesneye dayalı yazılımlama), PostScript gösterme ve magneto-optical sürücü teknolojilerinin gelişmesinde yardımcı olmuştur. NeXT'deki bir sürü yenilik 2000'li yıllarının başlangıcında Mac OS X'de görülecektir. NextStep ve onun halefi OpenStep, x86 mimarisi ve o zaman PowerPC mimarisi üzerinde çalışıyordu. Çok zeki ve çalışkan biriydi.

Apple' a Dönüş

1996 yılında Apple şirketi, Jobs' u kurduğu şirkete geri getirmek için NeXT'i 429 milyon dolar karşılığında satın aldı. Dikkatli bir planlama ve şirketi içi hamle ile o zamanki CEO Gil Amelio'nun işine son verilir. Steve Jobs 1997 yılında Apple' ın geçici CEO' su seçilir.

NeXT'in satın alınması sonucu birçok teknolojisi Apple ürünlerinde kullanılmaya başlandı. Bunların arasında en belirgin olan örnek, NeXTSTEP'in geliştirilek Mac OS X'in yazılması gösterilebilir. Jobs'un yönetiminde Apple, iMac'i piyasaya sunmasıyla inanılmaz bir şekilde satışları artırdı. O zamandan beri ortaya konan ürünler gözalıcı tasarımları ve marka kuvvetlendirilmeleriyle Apple şirketine büyük yararlar sağladı.

Jobs şirketi geçmiş yıllarda kişisel bilgisayarlara kısıtlı kalan ürün yelpazesinin ötesine taşıdı. iPod taşınabilir müzik çalarının piyasaya sunulmasıyla birlikte, iTunes dijital müzik yazılımı diğer işletim platformlarına uygun halde piyasaya sürerek ve iTunes online müzik dükkanını açarak kişisel elektronik ürünleri ve çevrimiçi müzik piyasalarına el attı.

Jobs çalışanlarını yenilikçi olmaları için teşvik ederken, real artists ship (gerçek sanatçılar ürün gönderimi yapar), gibi iletilerle, bir ürünün zamanında sunulmasının, yenilikçilik ve sıradışı tasarımlar kadar önemli olduğunu belirtmektedir.

Jobs, Apple'da yılda 1 dolar karşılığında birkaç sene boyunca çalıştı, bu ona aynı zamanda Guiness Dünya Rekorları listesinde "En Düşük Maaşlı CEO" unvanını kazandırdı. Apple kazançları artığında ve şirket eksiler yerine artılar bölgesinde gezinmeye başladığında, şirket unvanından "geçiçi"'yi kaldırdı. Resmi olarak Apple'da maaşı hala 1$ olarak devam etmektedir, tabii ki Apple şirketinden bu arada hediyeler verilmektedir. Örneğin: 1999 yılında 90 milyon $ değerinde bir jet ve sınırlı hisselerden yaklaşık 30 milyon $'lık bir pay.

Jobs'un her zaman mükemmel ikna etme ve pazarlamacılık kabiliyetlerinden dolayı saygı duyulur.

Pixar

1986 yılında Jobs ve Edwin Catmull ortaklaşa, Emeryville, Kaliforniya'da animasyon stüdyosu olan Pixar'ı kurdular. Şirket aslında Lucasfilm'in bilgisayar grafikleri bölümü üzerine kuruldu. Jobs Lucasfilm'den bu bölümü 10 milyon $'a (istenilen miktarın üçte birine!) sahibi George Lucas'dan almıştır. Şirket neredeyse 10 yıl sonra patlamalarını Oyuncak Hikayesi (Toy Story) ile yapmışlardır. Ondan beri 1998 yılında Bir Böceğin Yaşamı (A Bug's Life), 1999'da Oyuncak Hikayesi 2 (Toy Story 2), Sevimli Canavarlar (Monsters, Inc.), 2003'de Kayıp Balık Nemo (Finding Nemo) ve 2004 yılında İnanılmaz Aile (The Incredibles) filmleri ödüllere layık görülmüştür. 2006 yılında Cars, iki dalda oscara aday gösterilmiş, 2007 yılında da Ratatouille, en iyi animasyon dalında Oscar kazanmıştır.

Kayıp Balık Nemo ve İnanılmaz Aile, Akademi Ödüllerinde en iyi animasyon film dalında ödül kazanmıştır.

Apple'dan istifası

Apple Computer'daki CEO'luk görevinden 25 Ağustos 2011 tarihinde görevinden sağlık sorunları nedeniyle ayrıldı ve yerini Tim Cook'a bıraktı. Ölümüne kadar Apple Computer'da yönetim kurulu başkanı olarak devam etti.

Özel hayatı ve ölümü

Steve Jobs 18 Mart 1991 günü Laurene Powell ile evlendi. Bu evliliğinden üç çocuğu oldu. Aynı zamanda 1978 yılında evlilik dışı doğmuş Lisa Jobs adında bir kızı vardır. Jobs vejetaryendi, ancak balık yerdi.

31 Temmuz 2004'de Jobs, pankreasında bulunan kanser tümörünü aldırtmak için ameliyata girdi. Jobs'da bilimsel adı "Islet Hücresi Neurodocrine Tümoru" olan nadir bir pankreas kanserine rastlanmıştı.Jobs'da bulunan bu kanser tipinde kemoterapi veya radyasyon terapisine ihtiyaç duyulmadı. Yokluğu sırasında dünya satışları ve yönetimleri departmanının başkanı Tim Cook, Apple'ı yönetti.

Jobs 2004'te kanser tedavisi görmeye başladı; 2009 yılında kendisine bir karaciğer nakli yapıldı. 2011 yılının Ocak ayında son yıllarda üçüncü kez sağlık sorunlarını gerekçe göstererek izne ayrılan Jobs, 24 Ağustos 2011'de şirketin yönetim kurulu başkanlığından ayrıldığını açıkladı ve görevi Tim Cook'a bıraktı. Ancak 5 Ekim 2011 tarihinde ailesi tarafından yayınlanan bir bildiride "Steve Jobs aile üyeleri başucunda ve sükunet içinde vefat etti." açıklaması yapıldı. Tim Cook, haberi büyük bir üzüntüyle öğrendiklerini söyledi. Cook, "Apple, vizyon sahibi bir kişiyi ve bir yaratıcı dehayı; dünya inanılmaz bir insanı kaybetti." dedi.

Steve Jobs' un hayatımıza soktuğu yenilikleri özetleyecek olursak:

İlk fare ile tıklamayı grafik ekranda kullanarak bilgisayarların kolay kullanılmasını sağladı. Apple'ın kolay kullanım ve tüketici deneyimi yaşamı boyunca tasarımlarına ilham veren en temel ilke oldu.
Grafik ekranlarla kişisel bilgisayarlarda sıçrama yaptı. En büyük rakibi Windows platformu en çok etkilendiği işletim sistemi oldu.
Korsana karşı ilk büyük darbeyi iTunes müzik servisi ile vurdu. 0.99 dolara müzik servisine başladı.
Arkasından televizyon dizileri ve filmler iTunes üzerinden satışa sunuldu.
iPod: 10 yılda tam 300 milyon iPod satarak müziğin dijital devrimine eşlik etti. Kolay kullanılan menüsü ve rahat taşınabilir boyutlarıyla iPod devrimini yarattı.
iPhone: Dokunmatik ekranlar cep telefonlarımıza hızlı giriş yaptı. Sadece tek modelle yüzde 5 pazar payına sahip oldu.
iPad: İnterneti yaşam tarzı haline getiren eğitimden sağlığa dokunmatik ekranları hayatımıza soktu.
AppStore: 1 dolara yazılım satmak yazılımcıların en büyük hayaliydi. Şu ana kadar uygulama geliştiricilere 3 milyar dolar ödeme yaptı.[6]

Seteve Jobs' u büyük bir hayal adamı ve yetenek avcısı olarak adlandırabiliriz. Yukarıda saydığımız çığır açan ürünlerdeki teknolojilerin hepsini tabii ki kendi üretmedi; ancak bunları üretebilecek ekipleri geniş vizyonu ile kendisi biraraya getirdi, yönlendirdi.

En büyük meydan okuması teknolojisi dünyasının soğuk, estetik yoksunu ürünlerini bir moda objesi haline getirmedeki başarısıdır. Özellikle IBM öncülüğündeki kişisel bilgisayar (PC) + Windows ikilisine karşı ilk isyan bayrağını; Apple + OS ile açmıştı. Daha sonraki yıllarda da Mac serisi ile hep farklı olanların sesi oldu.

İpod' da da aynı inatçılığı görmekteyiz. Sony' nin walkman ve discmandeki öncülüğü ile yerleştiği piyasaya; yeni bir soluk getirdi. İpod sanılanın aksine piyasadaki ilk sayısal müzik çalıcısı (digital music player) değildi. Özellikle Creative gibi firmaların öncül ürünleri vardı; ancak kullanışlılık konusunda çeşitli sorunları vardı.

İpod gerek tasarımı gerekse de çok kullanışlı olan yazılımı ile piyasa lideri oldu. Steve Jobs' un ürün geliştirilirken mühendisleri özellikle yazılım konusunda çok zorladığı bilinmektedir. Zira ipodlarda kullanılan itunes yazılımı ile binlerce şarkı; albume / sanatçıya / ismine / türüne gibi birçok kategoriye hızlıca ayrılabilmekte ve kullanıcıya seçme kolaylığı sağlamaktaydı.

Yine iphone da dokunmatik ekranı, şık tasarımı ve indirilebilecek binlerce yazılımı ile telefon dünyasında yeni bir dönemi araladı.

İpad ise daha önce Microsoft' un deneyip de tam anlamı ile başaramadığı tablet bilgisayarları piyasada kalıcı hale getirdi. İpadler piyasadaki birçok tabletten teknoloji olarak daha geri olmasına rağmen, moda objesi haline geldiği veya bir nevi statü sembolü olduğundan başarılı oldu.

Steve Jobs, farklı bir insandı. Farklılığını ürüne ve paraya dönüştürmesini bildi. Böylece hem şirketine, hem ortaklarına, hem de ülkesine yararlı oldu. Ne diyelim; umarım ülkemiz de böylesine başarılı kişileri yetiştirir bir gün.

Kaynakça:

1. ^ "Wired News: We're All Mac Users Now".
2. ^ "Apple's Jobs is most powerful businessman-Fortune". Fortune Magazine
(2007-11-27). 2007-11-28 tarihinde erişilmiştir.
3. ^ "Pixar History - 1986". Pixar. 2008-04-25 tarihinde erişilmiştir.
4. ^ "The Walt Disney Company — Steve Jobs Biography".
5. ^ "Steve Jobs – Apple Computer, Pixar".
6. ^ http://www.sabah.com.tr/Teknoloji/Haber/2011/10/09/steve-jobsun-7-buyuk- devrimi
7. ^ http://tr.wikipedia.org/wiki/Steve_Jobs
Av. Yusuf İŞLER