18 Ağustos 2008 Pazartesi

DEĞİŞEN DÜNYADA FİLM VE MÜZİK ENDÜSTRİSİ

Günümüzde film ve müzik piyasasını kontrol eden şirketlerin başı, dosya paylaşım programları ile dertte. Birçok ülkede dosya paylaşımına karşı hukuki yollara başvurulmasına rağmen, ciddi bir sonuç alındığını söylemek mümkün değil. Teknolojinin ulaştığı noktada, insanların yasaklayıcı tutumlar karşısında geliştirmekte olduğu çözümler sınırsız. Her gün yeni yeni yöntemler ile cd ve dvd' ler kırılmakta, hatta hackerlar tarafından ele geçirilen dosyalarla; daha filmler vizyona girmeden, albümler piyasaya sürülmeden sanal ağda paylaşıma sunulmaktadır.

Bizim ülkemizde de film ve müzik endüstrisi, teknolojinin bu kötüye kullanımından oldukça çok zarar gördü. Artık müzik piyasasında ciddi birkaç sanatçı dışında, büyük albümlere şirketler para yatırmak istenmiyor. Zira yasal olmayan mp3 vb paylaşımlar yüzünden albüm satışları istenen rakamları yakalayamıyor.

Şimdiye kadar teknolojinin zararlarından bahsettik, ancak yararları da var. Günümüzde insanlar, beğendikleri bir tek şarkı için tüm albüme para vermek istemiyorlar. Ayrıca müzik ve filmler eskisi gibi sadece cd ve dvd oynatıcı gibi ortamlarda değil ipod, zen gibi birçok çeşitteki mobil cihazlar ile cep telefonlarında çalınıyor, izleniyor. Bu nedenle insanlar filmlerin, albümlerin dvd' sinden çok; sıkışmış haldeki mp3, mp4, divx vb uzantılardaki dosyalarını almayı tercih ediyorlar. Yabancı ülkelerde tek tek şarkı veya film alabileceğiniz siteler mevcut. Ülkemizde ise müzik parçaları için bulunan bu imkan, henüz filmler için yok.

Ayrıca orijinal olarak aldığınız bir film dvd' sinin ömrü en çok bir iki sene. Halbuki bunun sayısal kopyası bilgisayarlarda uzun yıllar sorunsuzca saklanabiliyor. Özellikle küçük yaştaki çocuklar tarafından kullanılan çizgi film dvd' leri yoğun ve kötü kullanım durumlarında birkaç aylık bir ömre sahip oluyor. Bu nedenle ABD gibi ülkelerde orijinaline sahip olduğunuz bir ürünün yasal olarak yedeğini çıkartma hakkınız var.

Aslında sanal ağ üzerinden satışlar ile film ve müzik endüstrisi de çok büyük kazançlar sağlıyor. Zira cd, dvd, paketleme, nakliye, stok maliyetlerinden kurtuldukları gibi; pazarlama komisyonlarından da kurtuluyorlar. Ancak nihai tüketicinin bulunduğu Devletin bir vergi kaybına uğradığı kesin. Örneğin ipod' u ile Eminem' in bir şarkısını dinlemek isteyen bir Türk öğrencisi, Apple' ın itunes programı üzerinden kredi kartı ile yaptığı alışveriş ile istediği şarkıyı bilgisayarına indiriyor. Kaynakta vergilendirme ilkesi gereği, satış ABD' de yapılmış sayıldığı için orada vergilendiriliyor ve T.C. Devleti sanal ağda herhangi bir gümrük kapısı da olmadığından bu şarkı satışından elde edilen geliri vergilendiremiyor.

Sanal ağ ile genç sanatçılar için büyük fırsatlar var. Daha önceleri ilk albüm maliyetleri çok yüksek iken şu anda albüm yayımlamak neredeyse sıfır maliyetli hale gelmiş durumda. Radyo siteleri üzerinden albümlerinizi kolayca ve ücretsiz olarak yayımlayabileceğiniz gibi, kliplerinizi de Youtube vb siteler üzerinden izleyicilere sunabilirsiniz.

Dolayısıyla teknolojinin sağladığı imkanları, bir kayıp olarak değil fırsat olarak değerlendirmek daha akıllıca olacaktır. Bundan sonra albüm satışları değil, konser vb aktiviteler sanatçılara para kazandıracaktır. Bu kesindir, bunun aksine çalışmalar yararsızdır.

Film piyasası ise daha çok sinema salonlarından para kazanır haldedir. Dvd satışları gerek korsan kopyalardan, gerekse de dosya paylaşım site/programlarından olumsuz etkilenmektedir. Bu sorunlara çare ise kanımızca reklamlar olacaktır. Filmlere alınacak sponsorlar olabileceği gibi, sanal ağda reklam barındıran sitelerde de yayımlanabilirler.
Av. Yusuf İŞLER